KAYIP YOL
Bir kum tanesiyim ben.
Ciğeri beş para etmeyen bir adamım ben;
Melankolik tavırlarda dünyada kendine yer arayan,
Yüreğinde damıttığı suları gözyaşlarında akıtan,
Sonu olmayan yollarda, sırtında heybesiyle yol alan,
Pencere kenarında, gün batımının kızıllığında kaybolan.
Aptal bir adamım ben, hayallerde mutluluğu arayan,
Küçük bir nokta olduğunu bilip de,
fezayı gözlerine koyup, geceye savrulan,
Ellerini boşluğa açıp, ilahi âleme selam duran.
Kötü biriyim ben, bir tebessümle tavlanan,
Yalancı nurun ışığına aldanıp, gecenin içinde kaybolan,
Sabahın gün doğumunda kalkıp, sayfaları karalarken,
Kalbini yaralayıp, gözlerindeki hüzünde boğulan.
Sağır bir adamım ben, iftiraya uğrayıp, suçlanan.
Acizim biraz da, kendini savunamayan.
Yargılanıp, idama mahkum edilip de
dar ağacında son sözü olmayan.
Kendi yarattığı sahrada serabı ararken, kum fırtınalarında yolunu yitiren.
Lirik şiirlerde, hüzünlerde huzuru ararken,
Kalemi kırıp, mutluluğu yazmaya çalışan.
Belki de kendine acıyıp,
Duygu fırtınalarında savrulup, koca evrende bir kum tanesi olduğunu anlayıp, denizin dalgalarına müptela,
Güneşin sıcağında avunan.



















