GÜÇ VE AKIL
Güç, demir yumruğuyla kapıyı ezer, eşikleri kırar, duvarları devirir. Kör bir fırtınadır o, ardını sormaz, bilmez, görmez; yıkıntının tozunda kaybolup gider.
Akıl ise usulca eğilir eşiğe, kapının ardındaki sessizliği dinler, hangisi bahçeye açılır, hangisi uçuruma; tartar, ölçer, seçer.
Güç, bir gecede dünyayı fethedebilir fakat fethettiği yerde; ne sevgi kalır ne mana. Akıl, tek bir kapıyı aralar sadece o dar aralıktan. Bir ömür boyu sürecek ışığı alır içeri.
İnsanlığın dilinde dolaşan eski soru: Hangisi üstün, güç mü, akıl mı? Cevap ne kılıcın parıltısında ne tahtın gölgesinde. Cevap, o ince çizgidedir. Güç kapıyı açabilir ama hangi kapının açılmaya değer olduğunu yalnız akıl bilir.
Asıl ustalık, yıkmakta değil, seçmekte gizlidir. Asıl asalet, her engeli ezmekte değil, hayatı doğru okuyup gereksiz kapıları hiç açmamakta yatar.
O yüzden, güçlü ol ama kör olma. Akıllı ol ve bil ki en büyük zafer; açılmaya değmeyen kapıların önünde sessizce geçmektir.
***



















