EYLÜL BENİM ADIMDIR
Eylül...
Gözlerim; yosun tuttu, saçlarım; yapraklar kadar sarı.
Yorgundu güneş, turuncu renkleri eteklerinde toplayıp gitti,
Suskun ve derin iç çekişleri bana bıraktı.
Yeşilini yitirmiş her yaprak, düşen zamandır ellerime tutunmuş.
Bulutlar yağmuru, ağaçlar yapraklarını ayağımın altına sermiş.
Dünya bize rengârenk bir mevsim armağan etmiş.
Eylül...
Kim bilebilir ki hangi bahar sonmuş.
Sönmüş, bakışları mavi denizlerin,
Gitmeseydin; yan yana birkaç resmimiz ve beraber yazılırdı ismimiz.
Hırkalarımız aynı askıda asılı dururdu,
Senli benli hatıralarımız olurdu.
Eylül...
Yokluğunu çektim her nefeste içime,
Aklıma geldikçe battı durdu, sol yanım,
Ayrılık ölümün kardeşiymiş sanırım,
Eylül, tek başına bir mevsimdi bir başlangıç bir son.
Ey mutluluk denen renkli kuş! bekliyorum, gel omuzlarıma kon.
Eğer ölürsem bir eylülde, toprak değil, üstüme sarı yapraklar atın.
Yine rüzgâr eser, yine anılar çıldırır,
Bir bağ bozumu kokusu sarar yeryüzünü.
Eylül...
Kanatlanıp giden göçmen kuşlar, bedenlerden daha çok ruhları acıtır, örseler.
Sen de bir kanat istersin kuşlara özenip payına suskunluğun çıldırtan gök gürültüsü düşer.
Okul yolları anıların hortladığı mezar taşları gibidir.
Seni zamanın tortulu dehlizlerinde yutar bastığım her kaldırım taşı.
Ve bulutlardan daha çok yağar, gözümün yaşı.
İçim çocuk sesleriyle doluyken okşayamadım şöyle gül yüzlü bir çocuk başı.
Eylül...
Eylül benim adımdır, eylül benim bahtımtır.
Her düşen yaprak, bir parçamı alıp gider, her eylülde azalırım ben.
Yürüdüm dün yine sarı yaprak ölüleri arasından.
Eylül benim içimde, ben, eylülün hüzünlü gözleriyim.
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz



















