DÜŞ KIRIKLIĞI
Yarı gecede ışırken neon lambaları
Çığlık çığlık koparken rüzgâr
Adımlıyordu kaldırımları
Vurdu yanık gölgesini kaldırımlara
Düş kırıklığı içinde, gidecek yeri yok
Yalnızlık gecelerine yenilmiş yorgun
Sıkıca sarınarak paltolarına geçiyordu
Yağmur gecesinde üşümüş insanlar
Dudaklarında dişleyerek dumanlanan cigarayı
Sinmiş sokaklara güvercin sessizliği
Usunda gizli bir sevdanın ağırlığı
Issız yüreğinden indi ayak uçlarına
Yağmurun üşüttüğü ürkek gülüşleri ayın
Düştü üstüne nefti palmiyelerin
Dizelendiler kırık mısralarına hüzünlü bir şiirin
Kirpiklerinin arasına döküldü tel tel
Yağmurun ulu ağırlığı
İnce bir sızı bıraktı, melankolili
Uyurken yuvalarında kuşlar, beyaz bir kuğu ay
Çıplak tenli, ürpertili
Geçiyordu karanlığın denizinden
İki damla yaş düştü yanağına
Ay'ın menekşelenen gözlerinden
Adımlıyordu kaldırımları
Düşler ki sefil
Bir yanı yalnızlık
Bir yanı karanlık
Adımlıyordu kaldırımları...



















