Advert

Dünyaların Çoğulluğu ve Kış Mevsimi Üzerine Bir Öykü / Sinem Uğurlar

Yazan: Sinem Uğurlar -DÜNYALARIN ÇOĞULLUĞU ve KIŞ MEVSİMİ ÜZERİNE BİR ÖYKÜ

ÖYKÜ - 25-02-2025 11:32 710 kez okundu.

Dünyaların Çoğulluğu ve Kış Mevsimi Üzerine Bir Öykü / Sinem Uğurlar
Advert

DÜNYALARIN ÇOĞULLUĞU ve KIŞ MEVSİMİ ÜZERİNE BİR ÖYKÜ

Kış her zaman doğanın döngüsünün en sessiz, en derin ânı olmuştur. Soğuk, her şeyin derinlerine nüfuz ederken karla kaplı topraklarda bir başka türden yaşam başlar. Bu mevsim her ne kadar zaman zaman kasvetli bir karanlık içinde var olsa da içindeki çoğulluğu barındırır. Tıpkı bir odada yankılanan bir şarkı gibi zaman zaman en derin duygulara dönüşür.

Adı her zaman anılmayan bir kasaba vardı ama karın ve kışın içinde kayboldu. Dönüp bakıldığında kış mevsimiyle tanışmak bir tür ritüeldi burada. Her kış bir başka çağın, bir başka zamanın içinden geçmek gibiydi.

Gerçekten hiç kimse hiçbir zaman bu kasabanın nerede başladığını ya da bittiğini bilemedi çünkü orada her şey birbirine karışmıştı. Herkes farklı dünyalarla bağlantı kuruyordu. Kimileri karın altında kaybolmuş köylerin hikâyelerini anlatırken kimileri de karla örtülü dağların zirvelerine bakar ve kendilerini o dağlara ait hissederdi.

Kasabanın en eski evi, çatısındaki karla kaplanmış pencerelerinin hemen ardında bir zaman yolcusunun hayatını yaşardı. Bu evin sahibi yaşlı bir kadındı; adı Nehrin Geçidi. Uzun yıllar önce adını unutmuştu çünkü kimse ona tam olarak kim olduğunu sormamıştı ama o, dünyaların çoğulluğunun bir yansımasıydı. Her kış, evi bir tür zamanın kaybolan parçası gibi kabul eder içinde yaşadığı anların ötesine geçerek bir başka zamanın soğuklarına dokunurdu.

Kışın karanlıklarına dair her şey Nehrin Geçidi'nin evinde saklıydı. Pencereden dışarıya bakıldığında tüm evrenin kararmış olduğu hissi vardı ancak Nehrin Geçidi'nin içinde bir başka dünyanın var olduğu belliydi. Orada yalnızca kışa dair değil bütün zamanların, bütün mevsimlerin ve bütün duyguların yankıları vardı. Gerçek, kasvetli kışla birleşirken hayaller zaman zaman aralanır ve bir başka dünyanın ışığı bir anlık huzurla doğardı.

Bir gün, kışın en derin gecelerinden birinde yabancı biri kasabaya geldi. Başında bir şapka ve elinde eski bir çanta vardı. Sadece sesini duyuyordu ama bakışları hiç kimseye ait değildi. Kasaba halkı bu yabancının adını sormak yerine ona kışın soğuklarında bir yer verdi. Yabancı, Nehrin Geçidi'nin evine yöneldi ve kapısını çaldı.

Nehrin Geçidi kapıyı açtığında, yabancı gözlerinde bir soruyla baktı. "Buralar, bu dünya sizin mi?" dedi. Nehrin Geçidi bir süre sustu ardından yavaşça gülümsedi ve "Burası bir zamanın kaybolduğu yer," dedi. "Burada herkesin dünyası var ama hepsi birbirine karışır."

Yabancı içeriye girdi ve sadece bir an durakladı. O an kışın soğuğunun derinliğini ve içindeki dünyaların karışımını hissetti. Kar taneleri pencere camlarına düşerken dışarıda her şey bir anlık bir sessizliğe büründü. Nehrin Geçidi, yabancıyı bir köşeye oturtarak ona sıcak bir içki sundu. "Burada herkes bir başka dünya arar" dedi. "Ama bazen bir dünya bulmak, kaybolmak gibidir."

Yabancı, içkisini yudumladıktan sonra uzun bir sessizlik içinde "Bu kadar zaman, kaybolan dünyaları nasıl buluyorsunuz?" diye sordu. Nehrin Geçidi gülümsedi. "Kaybolan dünyaları bulmak, onları kaybetmek gibidir. Kaybolduğun her yerde bir başka dünya doğar."

Ve o an kasabanın karla kaplanmış dünyasında, her şey bir başka dönemi, bir başka mevsimi yaşadı. Kar taneleri düşerken, kışın soğukluğu içindeki duygular birbirine karıştı. Nehrin Geçidi'nin evi tüm zamanların, tüm dünyaların bir araya geldiği bir mekân oldu. Kışın yalnızlığı insanın içindeki çoğulluğa dönüştü.

O gece kasaba halkı dışarıda uyurken Nehrin Geçidi ve yabancı dünyalarının geçişkenliğinde kayboldular. Kasabanın karla kaplanmış sokaklarında kışın soğuk havası sadece zamanın bir parçasıydı çünkü her şey birbirine karışmıştı; geçmiş, gelecek, dünya, ruh, zaman ve mevsimler... Her şey bir arada ve birbirinden farklıydı; her biri kendi dünyasında yaşarken bir arada varlık gösteriyordu.

Ve kışın sonuna yaklaşırken kasaba halkı bir kez daha uyandı. Nehrin Geçidi'nin evi zamanın ve dünyanın bir başka parçasına dönmüştü. Her şeyin kaybolan ve yeniden doğan dünyaları kasaba halkının gözlerinde yankı bulmuştu. Kış bir başka yüzyılın içinden geçmişti ve her şey her bir dünyayı bulmuştu.

Editör: Nüzhet Ünlüer

Advert
Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Koltuk Şeklindeki İnsanlar / Şadan Köse

Koltuk Şeklindeki İnsanlar / Şadan Köse

30-05-2026 - ÖYKÜ

Aman Kedi Girmesin / Nevin Aktekin Gülfırat 

Aman Kedi Girmesin / Nevin Aktekin Gülfırat 

23-05-2026 - ÖYKÜ