SÖYLEŞİ
Giriş Tarihi : 02-07-2024 15:42

Kim Neler Bekler Hayattan? / Hamdiye Okudan

Yazan: Hamdiye Okudan -KİM NELER BEKLER HAYATTAN?

Kim Neler Bekler Hayattan? / Hamdiye Okudan

KİM NELER BEKLER HAYATTAN?

Bu soruya önce kendim cevap vererek başlamalıyım yazıma. Kendimi bildim bileli ben hayattan çok şey bekledim. Olmaz görünen çok şeyi istedim ve olmasını bekledim, gerçekleştirdim de…

Bugün hâlâ beklentilerim var. Sanırım hiç bitmeyecek… Son güne kadar. Yaşadığımı böyle anladım ben. Hayattan istemek, her doğan güneşle düşüp umudun beşine beklentilerime bir an önce ulaşmak devinimiyle günü doldurdum. Olanlara sevinip mutlu oldum. Gece, yeni düşler için başımı yastığa koydum. Güne uyandığımda hava yağmurluymuş, soğukmuş, bunaltıcı sıcakmış fazla düşünmedim.

“Ne yerim bugün?” diye de çok düşünmedim. 
“Bugün hayatın içinden bana ne gelir, beni mutlu edecek kimlerle karşılaşabilirim?”diye düşündüm. En sıkıldığım anlar amaçsız, hareketsiz, hiçbir şey yapmadan geçirdiğim anlardır. Çok kısa sürmüştür. Tevekkülü de bilirim ama önce düş kurmak, istemek, olacağını beklemek. Ulaşmak için bende olan olmayan her olanağı seferber edip zorlamak benim arzum olmuştur.

Sonrası beni aşıyorsa ona da çok dertlenmedim. Tanıdığım, bildiğim dostlarım, komşularımla ilgili izlenim ve gözlemlerim var bu konuda. Bir çoğunda istemek, ummak, beklemek çok az. Sınırlarını küçümsüyorlar, zorlamak istemiyorlar. Hatta düş bile kurmuyorlar. Getireceği sıkıntı ve yorgunluklardan uzak duruyorlar ya da masallarla avunuyorlar. Bir kısmı, geneli de denebilir; istiyor, bekliyorlar ama zoru görünce ya peşinden gitmiyor, ya da özlemiyle yetiniyorlar. Üçüncü kısma gelince…

Düş kuruyor, çok istiyor, olmazı reddediyor, yorgunluğu, stresi göze alıyor, emek veriyor, var olan gücünü, emeğini seferber ediyor ve yüzde doksan dokuz ulaşıyor. Her şeye rağmen olmamışsa da tamam, önemli değil, yine denerim deyip rahatlayabiliyor. Galiba ben bu üçüncü kısmın içindeyim.

Eğer, insanlar düş kurmasa, hayal etmese, dünyanın, insanlığın gelişmesi olmazdı. Hayatın rengi siyah-beyazdan öte geçmezdi.

Buluşları yapanları hatırlayın, bilim adamlarının özverili yaşantılarını, bir yerlere, bir şeylere ulaşmak konusunda ölümü bile nasıl göze aldıklarını düşünün… İnsanlık bugünkü özgürlüğünü ve konforunu onlara borçlu değil mi?

Kendi hayatınızı gözden geçirin, aynı şartlara doğan kardeşler, bugün aynı yerde, aynı imkânlarda mı? Bir de doğduğumuz ortamı ve imkânları düşünün. Sonra da bugünkü yaşadığınız ortam ve imkânlarla karşılaştırınız…

İstemek, zorlamak, emek dökmek, ulaşmak yalnız insancadır, ve insana en çok yakışandır. Lütfen durumu kurtarmakla yetinmeyiniz. Kendiniz için, insanlık için, ülkemiz, milletimiz için hep en iyisini, hep dahasını isteyiniz. Ömürler kısa, en güzele bir önce ulaşmak için büyük adımlar atmalıyız… İleride çok güzel şeyler olabilir.

En güzele ulaşmamız dileğiyle sevgiyle selamla kalın değerli dostlar, sevgili arkadaşlar…

Editör: Dilek Tuna Memişoğlu       
         

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi