YAŞLANMAK İSTEMİYORUM
Hayat yeterince titretti kalbimi,
İstemem bir de ellerim titremesin...
Geçim derdi yeterince büktü belimi,
İstemem bir de yaşlanıp bükülmesin...
Yüce Rabb'imin gücüne gitmesin ama
Ölüme hazırım, yaşlanmaya değilim...
Biliyorum hüzün mahzeni ihtiyarlık,
Ama biz zaten yeterince ağladık.
Hem eskisi gibi saygı görmüyor ihtiyarlık,
Saygısız dillerde moruk, babalık…
Yüce Rabb'imin gücüne gitmesin ama
Ölüme hazırım, yaşlanmaya değilim...
Hafızamın zayıflamasına gerek yok,
Ben, çok hain, çok vefasız unuttum...
Ben ömrümce çalışmaya alıştım,
Her sabah güneşle yarışmaya alıştım,
Eğer bir işe yaramazsam ölürüm ben…
Yüce Rabb'imin gücüne gitmesin ama
Ölüme hazırım, yaşlanmaya değilim...
Hayat gökyüzü; insanlar, yıldız ise
İsterim ki ışığım sönmeden kayıp gideyim.
Şimdi ihtiyarlar huzurevinde yalnız ise
Ben hayatın sonunda bu sonu ne edeyim.
Ben zaten ruhen, kalben bir dedeyim...
Yüce Rabb'imin gücüne gitmesin ama
Ölüme hazırım, yaşlanmaya değilim...
Hayat merdivenleri yeterince yordu beni
Bir de evin merdivenleri yormasın, gerek yok.
Çaresiz haldeyken aynalar çok gördü beni
Bir de beni sevmeyenler görmesin, gerek yok.
Hiç göremedim insanların gerçek yüzünü,
Gözlerimin bozulmasına hiç gerek yok...
Yüce Rabb'imin gücüne gitmesin ama
Ölüme hazırım, yaşlanmaya değilim...
Beklediğim sözcükler hiç girmedi ki içine,
Kulaklarımın sağır olmasına hiç gerek yok…
Kalbimi defalarca buruşturup fırlattılar,
Bir de tenimin buruşmasına hiç gerek yok...
Bembeyaz yarınlar gelecek derken
Saçlarım beyazladı hem de çok erken,
İçimde bu kadar çok ölü varken,
Yıllarca ölümü beklemeye hiç gerek yok…
Yüce Rabb'imin gücüne gitmesin ama
Ben yaşlanmak istemiyorum...
