YALNIZ VE YETİM ADAM
Uzandı koltuğun üstüne,
Uyku sıkıştırdı durdu,
Gecenin bir yarısı;
Salondaki askıya ceketini, gömleğini, pantolonunu astı.
Ceketin iç cebinde son emekli maaşı
Ve bozdurduğu paradan geri kalanlar vardı.
Geceliğini giydi üstüne,
Uzandı, örttü yorganı üstüne.
Emekliydi, geçinemediği için çalışıyordu.
Çok yorgundu yaşlı bedeni,
Aralıksız uyudu.
Uyanmak istedi, nafile…
Ecel giymişti hırkasını,
Çalıştığı yerden yokluğu hissedildi.
Yalnız ve yetim adam,
Kimsesizler mezarlığına gömüldü.
Yalnız gelmişti bu dünyaya,
Yalnız göç eyledi.
Yağmur çiseledi, ay tutuldu, bulutlar huzursuz.
Bir gün görmeden bu dünyadan göçerken
Yalnız, yetim adam…
***
