Neydi O Ses

Yazan: Aydın Hanzala -NEYDİ O SES
Advert

ÖYKÜ - 02-01-2023 20:17

NEYDİ O SES 

Bir anda büyük bir gürültü duyuldu, genç adam yatağından fırladı, sanki deprem olmuş, büyük bir korku ve şaşkınlıkla etrafına bakınıyordu.

Ne olduğunu anlamaya çalışıyordu ama anladığı hiç bir şey yoktu...

Bir sarsıntının, şoke eden bir gürültünün varlığından emindi ama nerede ve nasıl olduğunu kestiremiyordu.
Mutfağa su içmeye gitti, suyunu içti derin bir nefes aldı, fakat yüzündeki korku ve endişe hala canlı duruyordu.
Aynanın karşısına geçti yüzüne baktı, bir şokta aynadaki yansımasından yedi.

"Anlaşılan bu gece bana uyku yok." dedi.
Zaten uyumak istese de uyuyamazdı....
Yatak odasına geçti oturdu sandalyesine bir sigara yaktı ve derin derin düşünmeye başladı; 'neydi o ses?' diye...

Garip bir hüzün kapladı yüreğini, sanki o hüznü yaşamak için uyanmış gibiydi.
Sonra hayatı, toplumu, çevresini bir film şeridi gibi gözlerinin önüne getirdi ve kendini de o şeritte görmeye çalıştı..
'Gidişat' dedi. Bu gidişat nereye?
'Kaynağından, fıtratından kopmuş, uçurumlardan aşağı doğru düşüyoruz.'dedi, kendi kendine.

'Yoksa o korkunç gürültü düşen insan gürültüsü müydü?' diye düşündü.
Evrensel vicdanın sesi kıstırılıyor, insanlar insanlığı öldürüyor, her gün binlerce vicdan katlediliyor.
Her gün duygusal, ruhsal ve zihinsel ölümler gerçekleşiyor, bu ölümler gerçekleşirken geriye insan görünümlü robotlar kalıyor.
Hissetmeyen, diğergam düşüncelerden uzak, hassasiyetleri hedonist olan robotlar kalıyor.

"Biz insanların kıyameti kopmuş." dedi, genç adam kendi kendine .
Evet, evet o ses gürültü insanlığın kıyametiydi...
Koptu işte insanların kıyameti.
'Dünyanın kıyameti kopmadan insanların kıyameti koptu.' dedi, genç adam.

Sonra sigarasını derin derin çekmeye başladı ve filmi seyretmeye devam etti genç adam.
Yaşamak neydi, nasıl yaşanır, yaşayarak yaşamaktan uzaklaşır mı insanlar?
Beynine hücum eden sorular beyin kaslarını geriyordu.

Yaşayarak yaşamaktan uzaklaşıp kopmak.
İnsan yaşamaktan hiç kopar mı ya diye gülümsedi kendi kendine, böyle saçma soru mu olur?
Sonra filmi izlemeye devam etti. Gördüğü bir kare onu şoke etti. Kendi kendine sorduğu sorunun cevabını buldu.

Soruyu daha da derinliştirerek sordu kendi kendine.
Filmde gördüğü kare; insanların dağınık harfler gibi dağıldığını, karma karışık fakat iç içe olduğunu gördü. Büyük bir uyumsuzluk, uygunsuzluk içinde Oldukları için birbirlerine anlam katamadıklarını müşahade etti.
'Evet, evet.' dedi, biz insanlar yaşayarak yaşamaktan kopuyoruz. Anlamı olmayan bir yaşama hayat denilmez.

Hayat canlı demektir, dünya hayatı yani canlı dünya, canlı dünyaya ya da yaşamaya can, hayat veren neydi ki canlı dünya denildi acaba?
Düşündü ve 'insanların yaşam biçimi ya dünyaya hayat ya da dünyaya ölümdür.' dedi, genç adam,
"Demek ki yaşayarak yaşamdan uzaklaşmak yaşamın canına kasdetmekmiş.
Yani cansız, diğergamsız, merhametsiz, acımasız, düşüncesiz bir yaşam yaşamaktan kopmaktır." dedi genç adam.
Sonra mutfağa gidip su içti ve geri dönüp yatağına uzanıp uyudu...

Günün Diğer Haberleri