İnsan Değil Medeniyet Değişti / Erkan Süğüt

Erkan Süğüt -İNSAN DEĞİL MEDENİYET DEĞİŞTİ
Advert

DENEME - 11-07-2026 15:27

İNSAN DEĞİL MEDENİYET DEĞİŞTİ

Bazen düşünmeden edemiyorum:

Yaklaşık üç yüz bin yıl önce yaşayan bir insanla bugün yaşayan insan arasında gerçekten ne kadar fark var?

İlk bakışta her şey değişmiş gibi görünüyor. Şehirler kurduk, devletler inşa ettik, yazıyı bulduk, bilim geliştirdik, uzaya çıktık. Kıyafetlerimiz, evlerimiz, teknolojimiz ve yaşam biçimimiz sürekli değişti.

Fakat biraz daha derine inince insanın aslında pek de değişmediğini görüyorum.

Biz medeniyetle birlikte ortaya çıkmadık. Biz zaten vardık.

Türümüz evrimleşti, farklı insan türleri zamanla yok oldu ve bugün Homo sapiens olarak yaşamımıza devam ediyoruz. Bedenimiz değişti, yaşam koşullarımız değişti, kullandığımız araçlar değişti. Ama özümüzde taşıdığımız korkular, arzular, merak, sevme ihtiyacı, aidiyet isteği, kıskançlık, öfke ve hayatta kalma dürtüsü aynı kaldı.

Taş, mızrak yerini akıllı telefona bıraktı.

Mağara, yerini gökdelenlere bıraktı.

Hayvan postu, yerini takım elbiseye bıraktı.

Ama bütün bunların içinde insan, hâlâ aynı insandır.

Beni düşündüren başka bir konu daha var.

İlk insanlar tasvir edilirken çoğu zaman beline bağlanmış küçük bir hayvan derisiyle resmediliyorlar. Oysa biliyoruz ki insanın en doğal hâli çıplaklıktır. Eğer çıplak doğan bir canlıdan söz ediyorsak onu anlatırken neden doğallığını bile örtme ihtiyacı hissediyoruz?

Belki de bunun nedeni tarih değildir.

Belki de o resimler, ilk insanı değil; resmi yapan toplumun ahlâk anlayışını anlatıyordur.

Çünkü insanlar çoğu zaman geçmişi olduğu gibi çizmez; kendi değer yargılarını geçmişin üzerine giydirir.

İnsan bedeninden utanmaz.

Beden hakkında oluşturduğu düşüncelerden utanır.

İşte burada asıl soru ortaya çıkıyor:
İnsan, kendi özüne nasıl bu kadar yabancılaşabiliyor?

Aslında belki de yabancılaşmıyor.

Sadece oynadığı rolleri, gerçek kimliği sanıyor.

Medeniyet ona sayısız kimlik verdi:

Vatandaş oldu.
Meslek sahibi oldu.
Yönetici oldu.
Akademisyen oldu.
Zengin oldu.
Fakir oldu.
İnanan oldu.
İnanmayan oldu.

Milliyetler, ideolojiler, makamlar ve unvanlar edindi.

Fakat bütün bu katmanlar soyulduğunda geriye yine aynı canlı kalıyor.

Korkan.
Seven.
Arzulayan.
Yalnız kalmaktan çekinen.
Kabul görmek isteyen..
Anlam arayan bir insan.

Belki de medeniyet insanı değiştirmedi. Sadece ona yeni kostümler verdi. Oyuncu aynı kaldı. Sahne değişti. Dekor değişti. Senaryo değişti.

Ama perde arkasındaki insan, yüz binlerce yıl önce ateş başında oturan atasıyla hâlâ aynı özü taşımaya devam ediyor.

İnsan kendini anlamak istiyorsa yalnızca bugüne bakmamalıdır.

Çünkü bugünün insanını anlamanın yolu, içinde hâlâ yaşayan o kadim insanı görebilmektir.

***


Editör: Deniz İmre

Günün Diğer Haberleri