HÜR / KUŞ
Martıları kör bir hırsız
O şehrin
Denize bakmadan
Uçup
Issız bir adaya bırakıyorlar
Çaldıkları simit kırıntılarını
Dudaklarında
Dilin kendine kıvrılıp kaçan
Eski
Bir türkünün sancısı
Ateş kuşu olup
Kibirli şarkıların peşine düşüyor
Aşk
Gökyüzü kadar eski bir söylence
O şehirde
Vatansız bir gezgin
Hiç geçmiyor kıyılarından
Şehrin saçlarında
Yalnızca
Arzular şelale
Düşünceler
Yenilmiş ordular gibi
Dağıtıp düşleri
Servetten gelen
Nimeti arıyor
Şehrin köşelerinde
Kimse aldırmıyor kaybetiklerine
Umut
Nefessiz kalmış
Boğumu yok
Düşüncelerin
Mavisi yalancı
Kuşları kör
Herkes
El yordamıyla arıyor güneşi
O şehirde
