ESNEYEN BOŞLUKLAR
Şehir, bir parça rüya, bir parça hayal,
Kayıplar yankılanır, boşluklar dâhil,
Uçan poşetler, rüzgârda dans eden,
Kimlikler kaybolur, ötesinde her şey serin.
Gölgelerde yürürken kaybolmuş izler,
Kimim ben, yoksa kimlerin peşindeyim yine?
Bir hayalet gibi, sönük gözlerim,
Beni bekleyen karanlık, bir sır gibi gergin.
Zaman, bir yansıma, dönüp durur yerinde,
Esneyen boşluklar, derinlikler pek bir derin.
Kırık dökük anılar, bir labirent içinde,
Gölgesi düşer, gülümsemelerime.
Bir kahkaha patlar, dalga dalga yayılır,
Neşeli bir korku, her köşede kayılır.
Duvardan duvara vurur, yankısı kulaklarda,
Bir yudum korkuyla, hafif bir gülümseme arada.
Gökyüzünde yıldızlar, birer birer kayar,
İçimdeki boşluk, sonsuz bir sır olur, aylar.
Kimlikler buharlaşır, rüzgârda savrulur,
Uçan poşetler, hafifçe hüzünle dolu.
Düşlerim arasında kaybolan her hayal,
Fütüristik bir dünyada, kim bilir ne demek?
Korku ve neşe, iç içe geçmiş,
Bir parça absürt, bir parça gerçek.
Özgürlük peşinde koşarken, kaybolur umut,
Her bir boşluk, bir hayalin kabusu.
Ama yine de gülümserim, neşeli bir şarkı,
Çünkü bu dünya, esneyen boşluklarla dolu.
