DİNLE BAK EVLAT
Dinle bak evlat; kaç ihtilal gördü bu gözler,
Kaç savaştan yorgun çıktı.
Koskoca bir ömür zamanın çarkından geçti.
Azla yetinmesini öğretti hayat...
Fazlasında hiç gözüm olmadı.
Giydim melamet hırkasını;
Heybemde hep doğruluk.
Utanmayı bilen bir nesildik biz,
Kimseyi ayıplamadık,
Vefalıydık.
Şimdilerde çok uzaklarda kaldı ananelerimiz.
Devirdim yılları öyle de böyle de.
Yaş kemale erdi.
Kaç mevsim geçti ömrümden hiç saymadım,
Takvim yapraklarını bir bir kopardım.
Gitti, hiç gitmez dediğim sevdiklerim.
Yalnızlıktan ben de payımı aldım.
Sonbaharıma doğru yavaş yavaş
Yol alıyorum.
İşte öylesine vakit dolduruyorum.
Dinle bak evlat; gençliğinin kıymetini bil,
Her anını dolu dolu yaşa,
Çarçur etme hiç bir gününü.
Sevdiklerine bolca zaman ayır,
Zaman seni onlardan ayırmadan.
Ruhunun melodisini dinle,
Geç kalma hiç bir şeye,
Gençlik bir daha geri gelmiyor.
Hiç ummadığın anda geçip gidiyor.
Tevazuyu hiç bırakma elden.
Dünya malı için kırma hiç kimseyi,
Kimsenin canını yakma,
Yolun doğruluk olsun.
Bir dilim ekmeğin varsa paylaş herkesle.
Sakın haa unutma evlat!
Sadece yaptığın iyilikler gidecek seninle,
Sözlerim küpe olsun kulağına.
İyi bir insan ol hayatının her anında.
Dönüp de baktığında arkana;
Vicdanın rahat olsun.
Keşkelerin hiç olmasın,
Olmasın ki yastığa başını rahat koyasın...
