TİAMAT / İHSAN OKTAY ANAR
Osmanlı döneminde bir “tahtelbahir” yani denizaltı. İçindeki mürettebat, bir yandan hem düşmanla mücadele ederken bir yandan da denizin altında demir tabut hâline dönüşmüş denizaltının içinde sıkışıp kalmışlar ve yaşam mücadelesi vermeye başlamışlardır.
Bir gemiden ganimet olarak aldıkları iki sandık, adeta başlarına bela olmuştur. Fantastik bir roman olan “Tiamat”, İhsan Oktay Anar’ın son romanıdır ve diğer 7 romanından oldukça farklıdır.
Sandığın birinden içlerinden birine ait olan kopuk bir kol çıkar ve diğerleri adeta şok içerisindedirler; daha sonra da kolun sahibini içine çekerek adeta kıyma hâline getirir ve bir canavar ortaya çıkar. Bu canavar, denizin altında tam bir kabus haline gelmiştir ve mürettebat ölüm kalım savaşı vermeye başlamıştır.
Sırayla kişileri öldürmeye başlayan canavar güçlenmeye başlar; geride kalanlar bir yandan düşmanla savaşırken bir yanda da canavarla mücadele etmek zorunda kalmıştır. Diğer sandıkta altın olduğunu sanan mürettebat, içinden demir çıktığını görünce hayal kırıklığına uğrayacaktır. Üstelik bunlar yedi tane büyük çividir ve ölümlerine sebebiyet verecektir, kafalarına saplanarak.
Oldukça gergin anlar geçen romanda, okuyucuyu sanki denizaltının içindeymiş hissiyatı verse de fazlaca denizaltı ve gemicilik terimleri ile “Eski Türkçe” kelimelerden dolayı zaman zaman okuyucuyu zorlamaktadır.
Peki mürettebattan kaç kişi hayatta kalmayı başarabilecektir? Denizaltının sonu ne olacaktır?
Masalımsı ve fantastik anlatımıyla dikkat çeken kitap, çizgi roman tadında ve okuyucuyu bazen germektedir. Klostrofobisi olanları boğabilir de okurken.
Ben sekizinci ve son kitabını da okuyarak İhsan Oktay Anar’a yeni kitabı çıkana kadar şimdilik veda ediyorum.
Şimdiden iyi okumalar.
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz
