BİR KİTAP: KUTSAL TAŞ / BARBARA WOOD
İnsanlığın başlangıç noktasına kadar uzanan, insanlığın uzun öyküsü, yaşanmışlığı üzerinde duran yazar mavi kristal olarak nitelendirdiği kutsal taş ile insan ufkuna enginlik kazandırmayı amaçlamıştır.
Her ne kadar abartılarla süslenmiş bir roman olsa da aslında vermek istediği mesaj çok güzel.
Tarih boyunca insanlığın geri kalmışlığını, mesafe katedemeyişini enteresan gizemlerle anlatan yazar aklın fonksiyonu, işlevselliği üzerinde ısrarla durmaktadır.
Yazarın isimlendirdiği mavi kristalı kullanabilen insanların çok azınlıkta olduğunu dolaylı vurgulamaktadır.
Tarihte aklı kullanabilen, akla işlevsellik kazandıran, aklın rehberliğinde yol alabilen insanların bir şekilde sağlıklı ilerlediğini, zorlukları aşabildiğini, çıkmazlardan çıkabildiğini ve aklın öngürüsü sayesinde bir adım ötesini farkedebildiğini vurgulamaktadır.
Tarihten günümüze kadar uzanan aklın ve insanlığın öyküsünü gizemli bir şekilde anlatan yazar akla büyük önem vermektedir.
Romanın ana konusu aklın fonksiyonel işlevselliğidir.
Etkin ve yetkin bir aklın insana büyük kazanımlar kazandırdığını, yaşanan sorunlar içine fevkalede güzel serpiştirmiştir.
Aşkta, sosyal hayatta, ailede, toplumda hatta din konusunda düşülen büyük sorunların ana kaynağı aklın pasifize edilmesine bağlamaktadır.
Yazar aklın üzerinde o kadar derin ve ince vurgular yapmıştır ki bütün sorunları akıl ile çözülebileceğine inanmaktadır.
Aklın işlevselllik kazanması insan için büyük varoluştur.
Ki yazar, akla işlevsellik kazandıran insanların azınlıkta olduğunu vurgulamakla beraber olayların akışı içinde bu insanların insanlar arasında en yalnız insanlar olduğunuda dolaylı bir şekilde vurgulamaktadır.
Akıl herkeste olabilir ama herkes aklı kullanmamaktadır.
Akıldan yoksun insanların yaşam biçimleri yeme, içme ve cinsellikle sınırlı olduğunu ve hayvanların yaşam biçimiyle aynı olduğunu gözler önüne sermektedir.
Aklın önemi insanlık için büyük bir değer olduğu kesindir fakat akıl tek başına insanı derin uçurumlara sürükleyebileceğini unutmamak gerekir.
Tek başına akıl, insanın aklını başından alabilir ve insanı bütün insani değerlerden koparabilir.
Bu sebeple aklı merhamet, vicdan, duyguyla harmanlayabilirsek aklın vereceği zarardan korunabiliriz.
Romanı okurken zaman zaman hayretengiz olaylara, zaman zaman bir çocuk gibi hüngür hüngür ağlayacak hallere, zaman zaman duygu fırtınalarına kapılacak durumlara, zaman zaman olamaz denilecek reflekslere bürüneceksiniz.
Kesinlikle okunması gereken bir eser.
