BİR KAÇ DAMLA YAŞ DÜŞER
Hani burnunun direği sızlarya,
Özlersin uzaklarda bir yerdeki sevdiğini,
İki damla gözyaşın çok şeyler anlatır,
Her susuşunda...
Bir hasretlik türküsü dilinde,
Yitik bir sesin uğultusu kulaklarında,
Ağır gelir ayrılığın acısı,
Vurur yüreğine yalnızlığın sancısı.
Bazen bir pencere kenarı,
Meskenin olur,
Gözlerin uzaklarda bir yere takılı durur,
Gecenin şavkı hüzünlü yüzüne vurur.
Bir nefes çekersin sigarandan ,
Bir medet umarsın dumanından,
Kaldırırsın yalnızlığına o son kadehi,
Bir sakız rakısının bitişine saklarsın.
Özlemlerini tarifsiz yalnızlığını,
Gelmeyecek birini beklersin,
Her zil sesinde kapının çalınmasını,
Her telefon çalışında duymak istersin.
Sevdiğinin sesini,
En çokta özlersin ılık nefesini,
Başını yaslayacağın bir omzu,
Sadece özlersin.
Saatin her saniyesinde ömründen,
Gönlünden, yüreğinden,
Bir gün daha gider,
İşte o an gözlerinden ,
Düşen bir yaprak misali...
Bir kaç damla yaş düşer.
