BİR ÇİFT UZANAN EL
Tarih 30 Ekim 2020...
Saat 14 .51...
16 saniye süren Ege denizindeki sarsıntıyla İzmir'de yok olan yüz küsur hayat...
İzmir depremi, acı ve hüznün yanı sıra kahramanların da imza attığı nice mucize kurtuluş hikayeleriyle de hatırlanacak.
"Sesimi duyan var mı?" sözü o gün tekrardan kazındı hepimizin hafızalarına. Bu soruya "evet" diyen enkazın altındaki binlerce kişi, yeniden hayata tutundu.
İşte o hayata tutunma hikayelerinden birini anlatacağım şimdi sizlere;
Deprem şiddetli bir sarsıntı ile başlar başlamaz herkes kendini dışarı atma telaşındaydı.
O telaş arasında delikanlının biri tam da apartmandan koşarak dışarı çıkarken, cılız, belli belirsiz bir yaşlı bir kadının imdat çığlığını duydu.
Bu sesin sahibi bacağındaki rahatsızlıktan dolayı pek de yürüyemeyen, orada çaresizce kalmış "korku ve panikle" birilerine sesini duyurmaya çalışan alt kattaki komşu teyzeydi.
O delikanlı alt komşusu olan bu yaşlı kadının sesini duyar duymaz canını hiç düşünmeden kendini tehlikeye atarak o, sesin geldiği giriş kattaki daireye girer ve içeride orada çaresizce kurtarılmayı bekleyen yaşlı kadını görür. Kaybedecek ne bir saniye ne de bir vakit vardır.
Binadaki çatırtı sesleri ise zaten gelecek felaketin büyüklüğünün habercisiydi.
Delikanlı hemen yaşlı kadını elinden tutup, sırtına aldığı gibi koşarak kendini de onu da apartmandan dışarı atarak kurtarır.
Sonrasında saniyeler içinde binanin bir tarafı yana yatarak ilginç bir şekilde çöker.
Televizyonlardan da hatırlarsınız belki o yan yatan binayı.
Bu durumun nedeni, binanın altında tadilat yapan marketin, beton kolonlarını kesmesindendir.
Kolonların kesili olduğu o yer tuzla buz olurken diğer taraf yan yatmış bir şekilde öylece kalır.
Market sahibi para kazanmak için yaptırdığı tadilatla bir çok kişinin katili olup, insanlık sınavını veremezken
o cılız çığlığa kulağını kapatmak şöyle dursun "koşa koşa" canını hiçe sayarak o, yaşlı kadını "cesaret ve inançla" sırtına alıp dışarı çıkaran ve bu "mucizevi kurtuluşa" imza atan
o "kahraman delikanlı" kazanır.
Ve bu hareketiyle ümitsizce "gençlik nereye gidiyor?" diyenlere inatla geleceğe, insanlığa dair umutlarımızı yeşertir..
İşte her afet tekrar sorgulatıyor bize hayatı
İyiye, güzele, insanlığa ve sevgiye dair yapabildiklerimiz,
yapamadıklarımızı ve inancımızın getirdiklerine dair..!
Bu yaşanmış gerçek hikayede olduğu gibi tercihimizi her daim insan olma erdemini taşıyarak iyiliğe dair kullanıp, mümkün olduğunca başkalarına da hep el uzatan, olmanız dileğiyle;
Sevgiyle ve iyilikle kalın ...
