ANTALYA'DA DOĞANIN SESİ TUVALE YANSIYOR: RESİM EĞİTMENİ AYŞE ÖZMAK MERCAN
Röportaj: Suna Türkmen Güngör
"Sanat, kimi zaman bir duygunun, kimi zaman da bir kaybın dili olur."
Mercan Sanat Topluluğu’ndan “Fırçadaki Kanat Sesleri” adlı anlamlı bir sergi
Antalya Tekelioğlu Halk Kütüphanesi’nde Eğitmen Ayşe Özmak Mercan önderliğinde Mercan Sanat Topluluğu’nun hazırladığı bu özel resim sergisi doğanın sessiz çığlığını renklerle anlatıyor. Nesli tükenmekte olan kuşlara dikkat çekmek amacıyla hazırlanan sergide, 32 kursiyerin 60 eseri sanatseverlerle buluşuyor.
Biz de Truva Sanat, Truva Edebiyat Dergisi ve Truva TV adına, bu anlamlı çalışmanın mimarı Ayşe Özmak Mercan ile bir araya geldik. Sanatın doğa ile kurduğu bağı, emeğin ve farkındalığın izinde konuştuk.
***
— Bu serginin ortaya çıkış hikâyesi nedir? Sizi böyle bir projeye yönlendiren temel duygu ne oldu?
— Bu sergi aslında içimizde büyüyen bir sorumluluk duygusunun sonucu. Doğaya karşı duyduğumuz hassasiyet ve kaybettiklerimize dair farkındalık bizi bu projeye yönlendirdi.
— Antalya’nın kuşlarını konu almak oldukça özgün bir tercih. Bu fikrin doğuş sürecini biraz anlatır mısınız?
— Antalya, sadece deniziyle değil, 300'e yakın zengin kuş çeşitliliğiyle de önemli bir şehir. Ancak bu zenginlik giderek azalıyor. Biz de bu gerçeği sanat yoluyla görünür kılmak istedik.
— Eserlerin bilimsel bir belgeye dayanarak hazırlanması dikkat çekici. Sanat ile bilimi buluşturmak sizin için ne ifade ediyor?
— Sanat duyguyu, bilim ise gerçeği temsil eder. Bu iki alanı bir araya getirerek hem estetik hem de bilinç oluşturmayı amaçladık.
— Sergide yer alan kuş türlerini seçerken hangi kriterleri göz önünde bulundurdunuz?
— Özellikle Antalya’ya özgü, nadir görülen ya da nesli tehlike altında olan türlere öncelik verdik. Amacımız görünmeyeni görünür kılmaktı.
— Nesli tükenmekte olan kuşlara dikkat çekmek istiyorsunuz. Sizce sanat, çevre bilinci oluşturma konusunda ne kadar etkili?
— Sanat, insanın kalbine dokunur. Bazen bir tablo, uzun anlatımlardan daha etkili olabilir. Bu yüzden sanatın bu alandaki gücüne inanıyorum.
— Öğrencilerinizle bu süreci yürütmek nasıl bir deneyimdi? Onların projeye yaklaşımı nasıldı?
— Öğrencilerim büyük bir heyecanla sürece dahil oldu. Sadece resim yapmadılar, doğayı daha yakından tanıdılar ve onunla bağ kurdular.
— 32 kursiyerin 60 eser üretmesi ciddi bir emek. Bu süreçte sizi en çok etkileyen an ne oldu?
— Öğrencilerimin resmettikleri kuşlara adeta birer canlı gibi yaklaşmaları beni çok etkiledi. Onların duyarlılığı benim için çok kıymetliydi.
— Duvara çizilen defne ağacı dalları üzerine yerleştirilen tablolar oldukça farklı bir sunum. Bu fikrin arkasındaki estetik ve sembolik anlam nedir?
— Defne ağacı yaşamın sürekliliğini temsil eder. Kuşları bu dallar üzerine yerleştirerek doğanın bütünlüğünü ve döngüsünü anlatmak istedik.
— Antalya’nın geçmişteki ve bugünkü kuş çeşitliliği arasındaki fark sizi nasıl etkiliyor?
— Bu fark insanı derinden etkiliyor. Bu sergi biraz da kaybolan o zenginliğin sessiz bir anlatımıdır.
— Bu sergiyle ziyaretçilerin zihninde nasıl bir iz bırakmayı hedefliyorsunuz?
— Ziyaretçilerin sadece estetik bir deneyim değil, aynı zamanda bir farkındalıkla ayrılmalarını istiyoruz.
— Sanatın toplumsal sorumluluk taşıması gerektiğini düşünüyor musunuz?
— Evet, sanat sadece güzeli üretmek değil, topluma ayna tutmaktır.
— İlerleyen süreçte bu projeyi farklı şehirlerde ya da farklı temalarla sürdürmeyi düşünüyor musunuz?
— Elbette. Bu projeyi farklı şehirlerde sürdürmek isterim. Çünkü doğa hepimizin ortak mirasıdır.
Kursiyerlerle Kısa Söyleşi
— Bu projeye dahil olduğunuzda ilk hissettiğiniz duygu neydi?
— Heyecan ve sorumluluk. Çünkü sadece bir resim değil, bir mesaj ve bir sosyal sorumluluk taşıyorduk.
— Resmettiğiniz kuşu seçerken sizi en çok etkileyen unsur ne oldu?
— Onun hikâyesi ve neslinin tehlike altında olması beni çok etkiledi.
— Çalışma sürecinde doğaya bakış açınızda bir değişim oldu mu?
— Evet, artık doğaya daha dikkatli bakıyorum çünkü küçük detayları fark etmeye başladım.
— Sizin için bu serginin en özel yanı nedir?
— Bu sergi benim için bir farkındalık yolculuğu oldu.
— Bir sanatçı adayı olarak doğa ve çevre konularında kendinizi sorumlu hissediyor musunuz?
— Evet, sanatın etkisi büyük. Bu gücü doğru kullanmak gerektiğini düşünüyorum.
***
Doğa konuşmaz ama suskunluğu derindir. Bazen bir kuşun kanadında eksilir zaman, bazen de bir ağacın dalında…
Mercan Sanat Topluluğu’nun bu anlamlı sergisi, kaybolan sesleri tuvale taşıyarak bizlerde de anlamlı bir farkındalık oluşturuyor.
Doğa bizim değil, biz doğanın bir parçasıyız...
Sanatın diliyle anlatılan bu çağrı, belki de yarınlarımız için en güçlü umutlardan biridir.
***
