ADİLE AYDA’NIN YAŞAMINDAN BİR ENSTANTANE
Paris’in gri gökyüzü altında, bir otel odasının penceresinden dışarıyı izleyen Adile Ayda’nın zihninde fırtınalar kopuyordu.
Ayda, sadece Türkiye’nin ilk kadın diplomatı değil, aynı zamanda kelimelerin ruhuna sızabilen bir edebiyat dedektifiydi. Bin dokuz yüz kırklı yıllarda Fransız edebiyat dünyasında aşılmaz bir kale, çözülemez bir bilmece gibi görülen Stéphane Mallarmé’nin şiirleri, Fransızlar için bile birer "kapalı kutu"ydu.
Eleştirmenler bu dizelerin üzerine "anlaşılmaz" mührünü vurmuş, okurlar ise yollarını bu karanlık ormanda kaybetmişti. Ta ki Adile Ayda, elinde bir neşter yerine kalemle bu dizelerin anatomisini çıkarmaya karar verene dek.
Paris’te görev yaptığı sırada, Fransız edebiyatının bu en zorlu şairini Türk disiplini ve taze bir bakış açısıyla incelemeye koyuldu. Şiirlerin içindeki sembolleri, sadece estetik birer süs değil, mantıklı birer yapı taşı olarak ele aldı.
Bir sabah, Fransız basınının en saygın mecralarında bir haber yankılandı. Le Figaro ve dönemin önde gelen edebiyat dergileri, bir Türk kadınının başarısını manşetlerine taşıyordu.
Haberlerde hayret dolu bir ifade vardı: "Bir yabancı, bize kendi şairimizi anlattı!" Fransız eleştirmenler, Ayda'nın yazdığı makaleleri ve sunduğu tezleri hayranlıkla karşılıyordu. O zamana kadar "saf müzik" veya "anlamsız soyutluk" olarak görülen dizeler, Adile Ayda’nın kaleminde berraklaşıyordu. Fransız basını bu durumu sıradan bir analiz olarak değil, bir "keşif" (découverte) olarak nitelendirdi.
Onun Mallarmé üzerine yaptığı çalışmalar, Fransız edebiyat çevrelerinde âdeta bir sarsıntı yarattı. "L'hermétisme" (kapalılık) perdesini aralamış, Fransızların "anlaşılmaz" dediği şairi, bizzat Fransızlara tercüme etmişti.
Bir diplomatın zarafetiyle bir akademisyenin titizliğini birleştirmiş, kelimelerin ardındaki gizli geometriyi ifşa etmişti.
Adile Ayda, o dönemde yazdığı ve büyük yankı uyandıran eserleriyle sadece diplomatik bir başarı kazanmamış, Fransız edebiyat tarihine de "anlaşılmazı anlatan kadın" olarak adını altın harflerle kazımıştı.
***
